Kahvaltımızdaki zeytinyağı bir kilometre öteden geliyor. Bir aile çiftliğinin hikayesi.
La Mira'nın editöryel günlüğüne hoş geldiniz. Bu yazı; yedi yıllık bir ritmin yazıya geçirilmiş hâli. Misafirlerimizin her sabah masada gördüğü her şeyin nereden geldiğini, nasıl seçildiğini ve evde nasıl tekrar yaratabileceğinizi anlatıyor.
Bir sabahın kuralı.
Bizim için kahvaltı, gün doğmadan başlar. Şef 06:30'da fırına gelir; günün ekmekleri taze açılır. 07:15'te yumurtalar — Hasan Bey'in Reisdere köyündengetirdiği serbest dolaşan tavuklardan — açılır. 08:00'de masalar kurulur. 08:30'da ilk misafir gelir.
Bu zincirin en önemli yanı şu: hiçbir ürün önceki gece hazırlanmaz. Otların suyu sabah çekilir. Reçeller bir gün önce kavanoza alınır ama daima haftalıktır. Peynirler kasım hasadından beri gelen tek bir tedarikçidendir.
"Bir misafirin sabahını başkasının dünden aldığı bir şeyle başlatmak — bu bana saygısızlık geliyor. Sabah, taze olmak zorunda."
Yerel ekmek & peynir.
Üç farklı ekmeğimiz var: Buldan'dan kül ekmeği, Çeşme'den simit, ve şefimizin kendi pişirdiği çörek otlu açma. Bu sonuncusu, sabah masalarımızın gizli kahramanı.

Tariften eve.
Bu yazıyı okuyup La Mira'ya gelmeyi düşünüyorsanız — rezervasyonlar için doğrudan bizimle iletişime geçin. İletişim formundan ulaşabilirsiniz.